
Bir gün internette gezinirken, içimde hiç beklemediğim bir kıvılcım uyandıran el yapımı sepetlerle karşılaştım. O anda aklımda tek bir soru belirdi: “Ben de bunu yapabilir miyim?”
O dönemde İstanbul’da yaşıyordum. Bu merak beni ilk örgü atölyeme götürdü. Tığ kullanmayı bile bilmeden başladığım bu yolculuk, zamanla sepetlerden çantalara, avizelerden dekoratif ev ürünlerine uzanan tutkulu bir üretim serüvenine dönüştü.
Yıllar içinde farklı eğitimlere katılarak kendimi geliştirdim ve bugün yalnızca bir yumak ipten özgün tasarımlar yaratabilen bir tasarımcı oldum.
Bugün hâlâ elimdeki her bir yumak ipi şekillendirmek, onun bir tasarıma dönüşeceğini hayal etmek beni heyecanlandırıyor. Çünkü her yumak ip; sabır, emek ve hayal gücüyle yıllarca kullanılacak bir çantaya, bir objeye ya da özel bir parçaya dönüşebilir.
Daha sonra yolum Bodrum’a düştü. Burada üretim yaparken, bildiklerimi paylaşmanın da üretmek kadar değerli olduğunu fark ettim. Yıllar boyunca farklı atölyelerde örgü ve tığ işi dersleri vererek yüzlerce kişiye ilham oldum.
Yaklaşık bir yıl önce, öğrencilerimin de teşvikiyle Bodrum Eskiçeşme’de B Store’u açtım. Bugün mağazanın kalbinde By Banu Selek markası yer alıyor ve el yapımı çanta tasarımlarıyla büyüyen bir marka olma yolculuğuma devam ediyorum.
Ancak B Store sadece benim hikâyemden ibaret değil.
Zamanla, tıpkı benim gibi üreten kadınlarla bir ekip kurduk. Bugün birlikte tasarlıyor, birlikte üretiyor ve birlikte büyüyoruz. Mağazamız yalnızca ürünlerin sergilendiği bir alan değil; kadın emeğinin ve kolektif üretimin buluştuğu yaşayan bir alan.
B Store’da yaklaşık 25 kadın girişimcinin el yapımı ürünleri yer alıyor. Burada atölyeler düzenleniyor, eğitimler veriliyor ve yeni iş birlikleri doğuyor.
Burası sadece alışveriş yapılan bir yer değil; ilhamın bulunduğu, paylaşımın gerçekleştiği ve birlikte üretmenin mümkün olduğu bir buluşma noktası.
Çünkü biz, üretmenin yalnızca bir ürün ortaya koymak olmadığına inanıyoruz; paylaşmak, ilham vermek ve birlikte büyümek.
By Banu Selek, yalnızca el yapımı çantalar tasarlayan bir marka değil; bir hayal, emek ve kadın dayanışmasıyla ilmek ilmek örülen bir hikâyedir.